Yapay Zeka İçerikleri İçin Yeni Dönem: 2 Ağustos 2026 İtibarıyla Şeffaflık Yükümlülükleri Başlıyor
AB’nin Yapay Zeka Yasası kapsamında, 2 Ağustos 2026 tarihinden itibaren yapay zeka tarafından oluşturulan veya düzenlenen içeriklerin açık bir şekilde etiketlenmesi zorunlu hale geliyor. Yeni...
AB’nin Yapay Zeka Yasası kapsamında, 2 Ağustos 2026 tarihinden itibaren yapay zeka tarafından oluşturulan veya düzenlenen içeriklerin açık bir şekilde etiketlenmesi zorunlu hale geliyor. Yeni kurallar, Silikon Vadisi devlerinin yanı sıra içerik üreticilerini, influencer’ları, reklam ajanslarını ve küçük işletmeleri de kapsıyor. Şeffaflık yükümlülüklerine uyulmaması durumunda 15 milyon euroya kadar idari para cezası uygulanabilecek. Hukuk uzmanı Katarzyna Załęska, yeni düzenlemelerin detaylarını, deepfake tanımını ve işletmelerin bu sürece nasıl hazırlanması gerektiğini değerlendiriyor.
Milyonlarca İnternet Hesabını Etkileyecek Tek Bir Tarih
Yapay zeka alanındaki ilk kapsamlı AB düzenlemesi olan AI Act (2024/1689 sayılı AB Tüzüğü), bugüne kadar ağırlıklı olarak teknoloji devleriyle ilişkilendiriliyordu. 2 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla bu anlatı değişiyor ve sıradan internet kullanıcıları ile küçük işletmeleri doğrudan etkileyecek şeffaflık yükümlülüğü yürürlüğe giriyor. Bu doğrultuda, yapay zeka tarafından üretilen fotoğraf, video, ses kayıtları ve chatbot gibi içeriklerin birçok durumda açıkça işaretlenmesi gerekecek.
Yeni teknolojiler hukuku alanında uzman olan avukat Katarzyna Załęska, bu düzenlemenin yeni teknolojiler dünyasının sınırlarını aşarak pazarlama ajanslarına, internet içerik üreticilerine ve chatbot kullanan işletmelere kadar geniş bir yelpazeyi etkileyeceğini vurguluyor. Günlük yapay zeka kullanımlarının çoğunluğu bu yükümlülüklerin dışında kalırken, kurallar yalnızca alıcının yanıltılabileceği somut durumları kapsıyor.
AI Act Nedir ve Nasıl Uygulanır?
AI Act, yapay zekayı düzenleyen dünyadaki ilk kapsamlı yasa olma özelliğini taşıyor. 1 Ağustos 2024’te yürürlüğe giren tüzük, birkaç yıla yayılan aşamalı bir süreçle hayata geçiriliyor. Temel kural, yapay zekanın insanlarda yarattığı risk ne kadar büyükse, kuralların da o kadar katı olması ilkesine dayanıyor; bu kapsamda sosyal skorlama gibi yasaklanan uygulamalardan oyunlardaki yapay zekalara kadar geniş bir yelpaze bulunuyor.
Mec. Załęska, bu düzenlemenin yapısının uzun süredir yürürlükte olan RODO ile benzerlik gösterdiğine dikkat çekiyor. Tüzük doğrudan uygulanıyor ve yapay zekanın kendisini düzenlemek yerine, sağladığı potansiyel olumsuz etkilere göre yükümlülükleri kademelendiriyor. Kullanıcılar için bu piramidin en önemli katmanını ise 2 Ağustos itibarıyla yürürlüğe giren 50. maddedeki şeffaflık yükümlülükleri oluşturuyor.
Deepfake Kavramının Kapsamı ve Sınırları
Günlük dilde deepfake genellikle bir kişinin yüzünün değiştirilmesi veya bir siyasetçinin sahte konuşması olarak bilinse de, AI Act kapsamındaki tanım oldukça geniştir. Bu tanım, yapay zeka tarafından üretilen veya değiştirilen ve gerçeklikten ayırt edilemeyecek kadar gerçeğe benzeyen her türlü görsel, video veya ses kaydını kapsıyor.
Katarzyna Załęska, içeriğin mutlaka gerçek bir kişiyi veya nesneyi temsil etmesi gerekmediğini, gerçekte var olabilecek bir nesneyi yansıtmasının yeterli olduğunu belirtiyor. Örneğin, bir oyuncak mağazasının reklam broşüründe yer alan yapay zeka ürünü gerçekçi bir peluş oyuncak veya bir iş ilanı görselindeki ofis görüntüsü bu kapsamdadır. Öte yandan ejderha çizimi gibi gerçekte var olmayan unsurlar, alıcılar tarafından fotoğraf zannedilmeyeceği için bu kapsamın dışında tutuluyor.
AI Act Kimleri Kapsıyor?
Düzenlemede geçen “uygulayan taraf” ifadesi resmi bir tanım gibi görünse de, uygulamada yapay zekayı profesyonel olarak kullanan herkesi kapsıyor. Profesyonel kullanım, küçük ölçekli ve maddi olmayan menfaatler dâhil olmak üzere düzenli olarak bundan fayda sağlamak anlamına geliyor. Facebook hesabına araç tamiri öncesi ve sonrası fotoğrafı koyan küçük bir atölye sahibi de, takipçi sayısı ne olursa olsun bu yükümlülüğe tabidir.
Benzer şekilde, kayıtlı bir şirketi olmasa bile Instagram’da barter anlaşması kapsamında kozmetik ürünleri tanıtan bir influencer da AI Act anlamında profesyonel faaliyet yürütmektedir. Öte yandan sorumluluk konusunda dikkat çekici bir detay da ajanslar ve grafik tasarımları yapan kişiler için geçerlidir; yükümlülük içeriği sipariş edene değil, bizzat oluşturana aittir.
Hangi Durumlarda Etiketleme Zorunluluğu Bulunmuyor?
İstisna yalnızca tek bir senaryoda geçerli olup, eylemin tamamen özel ve mesleki olmayan bir nitelik taşıması şartına bağlıdır. Bir arkadaşa yapay zeka ile üretilmiş çiçek buketi görseli içeren doğum günü mesajı göndermek bu kapsamda etiketleme gerektirmezken, aynı görselin kamusal bir tartışmada veya sosyal medyada kullanılması halinde etiketleme yükümlülüğü devreye girer.
İkinci istisna ise sanatsal yaratım ve satir alanlarını kapsamakta olup, bu alanlarda etiketleme eser üzerindeki algıyı bozmayacak şekilde, örneğin filmin jeneriğinde yer alacak şekilde konumlandırılabilir.
AI Act Kapsamında İhlallerin Cezaları ve Yaptırımlar
Şeffaflık yükümlülüklerinin ihlal edilmesi durumunda, 15 milyon avroya kadar veya şirketin toplam yıllık küresel cirosunun yüzde 3’üne kadar idari para cezası uygulanabilmektedir. Doğrudan yasaklanan uygulamaların ihlali ise 35 milyon avroya kadar veya cironun yüzde 7’si oranında daha yüksek cezalarla tehdit etmektedir.
Polonya’da cezaları uygulamakla görevli merci, 3 Temmuz 2026 tarihli yapay zeka sistemleri yasasıyla kurulan Yapay Zeka Geliştirme ve Güvenlik Komisyonu (KRiBSI) olacaktır. Komisyon tam denetim yetkilerini 28 Ekim 2026’dan itibaren elde edecek olup, yasa ayrıca ihlali kendisi bildiren ve sonuçlarını ortadan kaldıran şirketler için cezada yüzde 90’a varan indirim mekanizmaları öngörmektedir.
Kaynak : GazetaPrawna






