Tahran ve Washington Arasındaki Çıkmaz: Askeri Baskı Sonuç Vermiyor
Washington Post tarafından aktarılan gizli bir ABD istihbarat raporuna göre, Tahran ve Washington arasındaki gerilim ne tam anlamıyla bir savaşa ne de barışa evriliyor. Mevcut hava saldırılarının...
Washington Post tarafından aktarılan gizli bir ABD istihbarat raporuna göre, Tahran ve Washington arasındaki gerilim ne tam anlamıyla bir savaşa ne de barışa evriliyor. Mevcut hava saldırılarının İran üzerinde beklenen diplomatik yumuşatıcı etkiyi yaratmadığı belirtilirken, ABD yönetiminin izlediği askeri stratejinin stratejik bir çıkmaz doğurduğu vurgulanıyor. Trump yönetimi İran’ı masaya oturmaya zorlamak için baskıyı artırsa da, uzmanlar bu yaklaşımın İran rejiminin hayatta kalma odaklı tutumu karşısında sonuçsuz kalacağı görüşünde birleşiyor.
Saldırıların Etkisizliği ve İstihbarat Değerlendirmesi
ABD yönetimi, 17 Haziran’daki ateşkesin çöküşünün ardından 10 gündür İran’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. CIA analistlerine dayandırılan rapora göre, ABD’nin askeri ve Devrim Muhafızları (IRGC) unsurlarını hedef alan operasyonları, İran’ı müzakere masasında daha uzlaşmacı bir tavra çekmekten uzak görünüyor. İran rejiminin, askeri kayıplara ve lider kadrosundaki eksilmelere rağmen oldukça yüksek bir dayanıklılık gösterdiği kaydediliyor.
Deniz Ticareti ve Ekonomik Savaş
Çatışmanın bir diğer cephesi olan deniz kontrolü, her iki taraf için de ekonomik baskı aracı olarak kullanılıyor. ABD, İran limanlarına yönelik blokajla rejimin petrol gelirlerini kesmeyi hedeflerken, İran ise Hürmüz Boğazı’ndaki geçişleri engelleyerek bölgeden çıkan enerji kaynaklarının akışını durduruyor. İran ekonomisinin, bu deniz blokajının ciddi etkilerini hissetmeden önce en az 3-4 ay daha direnç gösterebileceği öngörülüyor.
İsimsiz Bir Savaşın Belirsizliği
ABD yönetimi, Kongre onayı gerektirdiği için mevcut durumu resmi olarak “savaş” şeklinde tanımlamaktan kaçınıyor. Trump yönetimi, Rusya’nın Ukrayna’daki yaklaşımına benzer şekilde bir terminolojiyle hareket ederek, askeri operasyonları bu “savaş ve barış arası” statüde tutuyor. Ancak uzmanlar, bu belirsiz durumun ve sınırlı bombardımanların nihai bir çözüm sunmadığını, aksine ABD’yi hem maliyetli bir operasyonun hem de dış politikada bir itibar kaybının içine soktuğunu belirtiyor.
Stratejik Çıkmaz ve Seçim Süreci
Jonathan Panikoff, İran’ın temel hedefinin her koşulda hayatta kalmak olduğunu vurgulayarak, artan saldırıların rejimi esnekliğe iteceği varsayımının hatalı olduğunu belirtiyor. ABD’nin doğrudan askeri müdahale maliyetleri, hem can kayıpları hem de küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalar nedeniyle artarken, yaklaşan Kongre seçimleri Trump yönetiminin manevra alanını daha da daraltıyor. İran, savaşı Trump için “sürdürülemez derecede pahalı” hale getirerek, Haziran ayındaki ateşkes sürecinde olduğu gibi tekrar masaya dönülmesini hedefleyen bir strateji izliyor.
Kaynak : Gazeta






