Sejm, Hükümet Politikalarının Uygulanmasından Sorumlu Eski Bakanın Anayasa Mahkemesi Üyeliğini Oylayacak
Sejm, milletvekili tatilinin ardından yapacağı ilk oturumda eski hükümet politikaları uygulama bakanının Anayasa Mahkemesi (TK) üyeliğine seçilmesini oylayacak. Eski cumhurbaşkanı Bronisław...
Sejm, milletvekili tatilinin ardından yapacağı ilk oturumda eski hükümet politikaları uygulama bakanının Anayasa Mahkemesi (TK) üyeliğine seçilmesini oylayacak. Eski cumhurbaşkanı Bronisław Komorowski, bu hamleyi anlamakta zorlandığını belirtirken, PiS üyelerinin bu durumu eleştirebilecek son kişiler olduğunu ifade etti. Donald Tusk’ın TK’yi düzeltme sözünü tutması halinde kamuoyunun bu kararı destekleyebileceği ifade edilirken, koalisyon ortaklarından Sol Parti (Lewica) kanadından bazı isimler ise adaylığa mesafeli yaklaşıyor.
Sejm Oturumunda Anayasa Mahkemesi Üyeliği Oylaması
Sejm, milletvekili tatilinin ardından gerçekleştireceği ilk oturumda, hükümet politikalarının uygulanmasından sorumlu eski bakanın Anayasa Mahkemesi (TK) hakimliğine seçilmesi hususunda karar alacak.
Bronisław Komorowski’den Hamleye Eleştiri ve Değerlendirmeler
Eski cumhurbaşkanı Bronisław Komorowski, 19 Ağustos Çarşamba günü Polsat News kanalındaki “Punkt Widzenia Szubartowicza” programında yaptığı açıklamada, bu hamleyi anlamadığını belirterek, Anayasa Mahkemesi’nin blokesini kaldırma konusunda net bir fikir veya Maciej Berek’in bu süreç için kesinlikle zorunlu olduğu yönünde bir güvence olması durumunda konuya farklı bakabileceğini ifade etti.
Iwona Szpala ve Agata Kondzińska’nın Wyborcza.pl üzerindeki yazısına göre Tusk, Anayasa Mahkemesini hedefe koyuyor; plan gizli ancak mesaj açık: PiS yönetiminin sembolünü ve etkisiz bir 15 Ekim Koalisyonu hakkındaki sağcı söylemi kırmak.
Bronisław Komorowski: Eleştirebilecek Son Kişiler PiS Üyeleridir
Komorowski, Anayasa Mahkemesi’nde etki sahibi olmadan yönetimin zor olduğunu düşünmektedir. Ona göre Maciej Berek’in hakim olarak seçilmesi, Koalicya Obywatelska muhalefete düştüğünde Tusk için geleceğe yönelik bir güvence teşkil edebilir.
Bu fikri beğenmediğini vurgulayan Komorowski, ancak “kendisinden sonra gelebilecek en son kişilerin PiS’ten meslektaşları olduğunu, çünkü böyle bir durumu onların yarattığını” ifade etti. Cumhurbaşkanı, mevcut hükümetin bu konuda sınırları zorladığını, ancak öncekilerin çok daha aşırı sınırlara gittiğini belirtti.
Bronisław Komorowski, Başbakan Tusk’a mahkemeye siyasetçi yönlendirmeyeceğine dair verdiği sözü hatırlatmak için en son kişi olduğunu belirterek, bunun Jarosław Kaczyński ve tüm PiS tarafından derinlemesine düşünülmesi gereken bir kuralın teyidi olduğunu —kuyu kazanın kendi kazdığı kuyuya düştüğünü— ifade etti.
Agnieszka Kublik’in Wyborcza.pl’deki yazısına göre, Polonyalılar vaatlerin yerine getirilmesini ve icraat bekliyor — ki bekliyorlar — eğer Tusk Anayasa Mahkemesini iyileştirme sözünü yerine getirir ve mahkemenin nihayet yasal olarak kararlar vermesini, yani haklarımızı korumasını ve siyasetçileri denetlemesini sağlarsa, kamuoyu Berek’in TK’ye geçişini alkışlayacaktır.
“Benim Bu Konuda Bir Problemim Var”
13 Ağustos’ta Donald Tusk, Berek’in Anayasa Mahkemesi üyeliğine adaylığını şartlı olarak kabul ettiğini bildirdi. Dört gün sonra, 17 Ağustos’ta, eski hükümet politikaları uygulama bakanı resmi olarak TK hakim adayları arasında yerini aldı.
Wyborcza.pl’nin aktardığına göre, Berek’in adaylığının arkasında, TK’de oynaması gereken role dair tutarlı bir anlatı yer almadı. Kamuoyu, kurumun koridorlarında oturan diğer hâkimler varken, eski bakanın tam olarak neden TK’deki düzeni sağlayabileceğini bilmemektedir.
KO siyasetçileri, Berek’in seçkin bir hukuk uygulayıcısı olduğunu ve Anayasa Mahkemesi hakimliğine adaylığının mümkün olan en iyi adaylık olduğunu vurgulamaktadır. Koalisyon partilerinin bazı milletvekilleri ise farklı bir görüşe sahiptir.
Sol Parti (Lewica) Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Tomasz Trela, 17 Ağustos Pazartesi günü Radio ZET’te yaptığı açıklamada, “Maciej Berek Bakanlar Kurulu üyesi olmasaydı, elimi kaldırıp bu adaylığa ‘evet’ demekten tereddüt etmezdim. Bakanlar Kurulu üyesi olmasaydı (…) bununla ilgili bir sorun olmazdı. Benim bu konuda bir problemim var” ifadelerini kullandı.
Kaynak : Gazeta






