Polonya Yüksek Mahkemesi’nden Savcı Jacek Bilewicz’in Yetkisine İlişkin Red Kararı
Polonya Yüksek Mahkemesi (SN) Olağanüstü Kontrol ve Kamu İşleri Dairesi, Savcı Jacek Bilewicz tarafından imzalanan olağanüstü bir şikâyeti, imzalamaya yetkili olmadığı gerekçesiyle reddetti. Ulusal...
Polonya Yüksek Mahkemesi (SN) Olağanüstü Kontrol ve Kamu İşleri Dairesi, Savcı Jacek Bilewicz tarafından imzalanan olağanüstü bir şikâyeti, imzalamaya yetkili olmadığı gerekçesiyle reddetti. Ulusal Savcılık (PK) sözcüsü Przemysław Nowak, kararın mevzuatın yanlış yorumlanmasına dayandığını belirterek atamanın hukuki olduğunu savundu. Bu gelişme, Polonya’daki savcılık yönetimi ve yargı bağımsızlığı üzerinden devam eden derin yetki çatışmasının yeni bir boyutunu oluşturuyor. ⚖️
Yüksek Mahkeme’den Yetki Kararı
Salı günü Polonya Yüksek Mahkemesi (SN) Olağanüstü Kontrol ve Kamu İşleri Dairesi, bir ödeme davasına ilişkin sunulan olağanüstü şikâyeti reddetti. Kararı, Şubat ayı sonunda Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’ye yeni SN birinci başkanı için sunulan beş adaydan biri olan yargıç Paweł Czubik verdi.
“Olağanüstü şikâyet, yetkisiz bir kişi tarafından sunulduğu için reddedilmelidir.”
Mahkemenin internet sitesinde yayınlanan gerekçede, şikâyetin reddedilme nedeni açıkça bu şekilde ifade edildi.
Savcı Jacek Bilewicz’in Atama Tartışması
Söz konusu şikâyet, Genel Savcı Yardımcısı sıfatıyla Savcı Jacek Bilewicz tarafından imzalanmıştı. Nisan ayı ortasında SN, Genel Savcı’dan, Jacek Bilewicz’in Genel Savcı Yardımcısı olarak atanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı görüşünün bir kopyasını talep etmişti. SN, Savcılık Kanunu uyarınca Ulusal Savcı ve diğer Genel Savcı yardımcılarının Cumhurbaşkanı’nın görüşü alındıktan sonra atandığını, Cumhurbaşkanı’nın yazılı onayı ile görevden alındıklarını hatırlatmıştı.
Salı günü verilen red kararında, Savcı Jacek Bilewicz’in atamasıyla ilgili Cumhurbaşkanı’nın görüşünü sunmadığı, bu nedenle makamını uygun bir yetkilendirme olmaksızın, dolayısıyla aslında yasadışı bir şekilde yürüttüğü hükme bağlandı.
Savcılık Yönetimindeki Siyasi Kriz
Bu durum, Ulusal Savcılık yönetimindeki değişikliğin ardından iki yılı aşkın süre önce başlayan yönetim tartışmalarının bir parçasıdır. 12 Ocak 2024 tarihinde, dönemin Adalet Bakanı ve Genel Savcısı Adam Bodnar, o zamanki Ulusal Savcı Dariusz Barski’ye, emeklilikten dönüşünün mevcut düzenlemelerin ihlaliyle yapıldığını ve hukuki sonuç doğurmadığını belirten bir belge iletmişti.
Barski’nin yerine yarışma yoluyla bir halef belirlenene kadar Ulusal Savcı vekilliği görevini Savcı Jacek Bilewicz üstlendi. Yarışmayı kazanan Savcı Dariusz Korneluk, Mart 2024 ortasında hükümet başkanı tarafından yeni Ulusal Savcı olarak atandı. Savcı Bilewicz ise Temmuz 2024 sonunda başbakan tarafından Genel Savcı Yardımcısı olarak atandı.
Ulusal Savcılığın Hukuki İtirazları
Ulusal Savcılık (PK) sözcüsü Przemysław Nowak, Çarşamba günü yaptığı açıklamada; Mayıs 2024’te Başbakan Donald Tusk’ın, Genel Savcı’nın talebi üzerine dönemin Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’dan Jacek Bilewicz’in adaylığı hakkında görüş istediğini, ancak Cumhurbaşkanı’nın bu hakkını kullanmadığını hatırlattı.
Nowak, Cumhurbaşkanı’nın görüşünün bir pozisyon olduğunu, dikkate alınabileceğini ancak zorunlu olmadığını, olumsuz bir görüşün veya görüş bildirmeme durumunun adayın atanmasını engelleyemeyeceğini vurguladı. Aksi bir tutumun, Cumhurbaşkanı’nın sadece görüş bildirmeyerek atamaları fiilen bloke etmesi anlamına geleceğini belirten Nowak, bunun Savcılık Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrasına aykırı olduğunu, çünkü kanunun atama sırasında gereken “görüş” ile görevden alma sırasında gereken “onay” kavramlarını net bir şekilde ayırdığını ifade etti.
AB Mahkemeleri ve Yargısal Statü Çatışmaları
Olağanüstü Kontrol Dairesi’nin statüsü, Avrupa mahkemelerinin defalarca konusu oldu. Örneğin, Aralık 2023’te Avrupa Birliği Adalet Divanı (TSUE), bu dairenin karar mekanizmasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını hükme bağlamıştı. Eylül 2025’te ise TSUE, bu dairenin bir kararı üzerinden, ulusal mahkemelerin, bağımsız ve tarafsız olmayan bir üst mahkeme tarafından verilen kararları yok hükmünde saymakla yükümlü olduğunu belirtti.
Geçen yılın Eylül ayında, Adalet Bakanı ve Genel Savcı Waldemar Żurek, 2017 sonrası atanan SN yargıçlarına, aralarında Olağanüstü Kontrol ve Kamu İşleri Dairesi’nin de bulunduğu birimlere “yasayı ihlal etmeyi bırakma çağrısı” içeren uyarılar göndermişti.
Kaynak : GazetaPrawna





