Polonya Yüksek Mahkemesi’nde Anayasa Mahkemesi Kararları Üzerinden Hukuki Tartışma
Polonya Yüksek Mahkemesi (SN), 15 Temmuz 2026 tarihli açıklamayla Anayasa Mahkemesi (TK) kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasa dahi hukuki sonuç doğurduğunu belirtti. Bu doğrultuda, Yüksek...
Polonya Yüksek Mahkemesi (SN), 15 Temmuz 2026 tarihli açıklamayla Anayasa Mahkemesi (TK) kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasa dahi hukuki sonuç doğurduğunu belirtti. Bu doğrultuda, Yüksek Mahkeme hakimlerinin mal beyanlarının internet sitesinden kaldırılması dahil olmak üzere bir dizi idari adım atıldı. Söz konusu karar, Yüksek Mahkeme ile Adalet Bakanlığı arasında hukuki bir ihtilafa neden oldu.
Yüksek Mahkeme’de Yeni Dönem ve Mal Beyanları
Yüksek Mahkeme (SN), Anayasa Mahkemesi’nin (TK) kararlarını gerekçe göstererek hakimlerin mal beyanlarını internet sitesinden kaldırdı. Birinci Başkan Zbigniew Kapiński, 2 Aralık 2025 tarihli (K 2/23 sygn.) Anayasa Mahkemesi kararına atıfta bulunarak, hakimlerin mal beyanlarının genel olarak yayımlanmasının özel hayatın gizliliğini ve bilgi özerkliğini ihlal ettiğini savundu. Kapiński, bu durumun beyan verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, yalnızca verilerin kamuya açık hale getirilmeyeceğini vurguladı.
Anayasa Mahkemesi Kararlarının Bağlayıcılığı
Yüksek Mahkeme, 25 Haziran 2026 tarihli (K 2/26 sygn.) kararın, Yüksek Mahkeme’deki kadro eksikliklerinin giderilmesi için bir yol açtığı görüşünde. Söz konusu karar, Yüksek Mahkeme’deki atamalarda Başbakan’ın kontras imzası gerekliliğini tartışmaya açtı. Birinci Başkan Kapiński, Anayasa’nın 190. maddesine dayanarak, TK kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasa dahi nihai ve genel olarak bağlayıcı olduğunu savundu.
Kadrolaşma ve Emeklilik Tartışmaları
Yüksek Mahkeme, 26 Kasım 2025 tarihli (K 5/25 sygn.) TK kararı doğrultusunda, 1 Ocak 2019’dan sonra atanan ve 65 yaşını dolduran hakimlerin durumuna da açıklık getirdi. Kapiński, söz konusu kararın yayımlanmamış olmasının hakimlerin otomatik olarak emekliye ayrılması gerektiği anlamına gelmediğini belirtti. Bu kapsamda, mevcut hakimlerin görevlerini sürdürme hak ve yükümlülüklerinin devam ettiği kaydedildi.
Adalet Bakanlığı ile Görüş Ayrılığı
Adalet Bakanlığı, Yüksek Mahkeme’nin tutumuyla taban tabana zıt bir duruş sergiliyor. Bakanlık, 25 Haziran 2026 tarihli TK kararını “yasal bir karar” olarak tanımadığını ve bu doğrultuda hareket etmeyeceğini açıkladı. Bakanlık, bu yaklaşımın Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini genişletirken Başbakan’ın yetkilerini zayıflattığını ve geçmiş yargı içtihatlarıyla çeliştiğini öne sürüyor.
Kaynak : GazetaPrawna






