Polonya Anayasa Mahkemesi’ndeki Krizi Çözmek İçin Eski Başkanlardan Çağrı
Polonya Anayasa Mahkemesi’nin eski başkanları Marek Safjan, Jerzy Stępień ve Andrzej Zoll, mevcut anayasal krizi sonlandırmak amacıyla Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’ye bir çözüm önerisi sundu. Eski...
Polonya Anayasa Mahkemesi’nin eski başkanları Marek Safjan, Jerzy Stępień ve Andrzej Zoll, mevcut anayasal krizi sonlandırmak amacıyla Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’ye bir çözüm önerisi sundu. Eski başkanlar, görevlerine başlayamayan yeni seçilmiş yargıçların yeminlerinin Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmesinin, kurumdaki tıkanıklığı ve hukuki belirsizliği aşmak için tek yol olduğunu savunuyor. 19 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı Ofisi ile gerçekleştirilen görüşmelere rağmen henüz bir yanıt alınamadığını belirten hukukçular, mevcut durumun devletin itibarını zedelediği ve hukuki kaos yarattığı konusunda uyarıda bulunuyor.
Çözüm İçin Yemin Süreci Vurgusu
Eski Anayasa Mahkemesi başkanları, kurumdaki kilitlenmeyi aşmanın temel koşulunun, yeni seçilen yargıçların görevlerine başlamasına izin verilmesi olduğunu belirtti. Hukukçular, göreve yeni seçilen Sławomir Patyra’nın yemin töreninin yakın zamanda gerçekleştirilmesi gerektiğini ve bu fırsatın, Cumhurbaşkanı’nın parlamentoda edilen yeminleri hukuken yeterli görmemesi durumunda, mart ayında seçilen diğer yargıçların yeniden yemin etmesiyle birleştirilebileceğini ifade etti.
Yargı Sürecindeki Hukuki Tıkanıklık
Mart ayında seçilen altı yargıçtan dördü, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na davet edilmedikleri için yeminlerini noter huzurunda parlamento binasında gerçekleştirmişti. Ancak Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski, bu yeminleri “Cumhurbaşkanı huzurunda” yapılmış saymadığı için yargıçlar görevlerine başlayamadı. Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin ise bu konuda Mahkeme’ye sunduğu ve parlamentoda gerçekleşen işlemlerin hukuki sonuç doğurmadığını savunan bir yetki uyuşmazlığı başvurusu halen beklemede.
Anayasal Krizin Kurumsal Etkileri
Eski başkanlar, beş yargıcın görev yapmasının engellenmesinin anayasal ilkelerin açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Bu durumun sadece kişisel hakları değil, aynı zamanda Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararların hukuki geçerliliğini de riske attığı belirtildi. Hukukçular, mevcut yapının işleyememesinin hukuk devletinin etkinliğini zayıflattığını ve devletin otoritesini olumsuz etkilediğini vurgulayarak, acilen iş birliği ve diyalog çağrısında bulundu.
Kaynak : GazetaPrawna






