Karol Nawrocki ile Ordu Arasında Güven Krizi: SAFE Programı ve Atamalar Gerilimi Tırmandırıyor
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ordu mensupları ve Milli Savunma Bakanlığı ile artan bir güven kriziyle karşı karşıyadır. Onet’in haberine göre, Nawrocki’nin AB’nin SAFE programına yönelik...
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, ordu mensupları ve Milli Savunma Bakanlığı ile artan bir güven kriziyle karşı karşıyadır. Onet’in haberine göre, Nawrocki’nin AB’nin SAFE programına yönelik vetosu, subayların atama politikalarındaki rahatsızlıklar ve Ulusal Güvenlik Bürosu’ndaki (BBN) yönetim değişiklikleri orduda tepkiye yol açmıştır. Hükümet ile Cumhurbaşkanlığı arasında ordu üzerindeki yetki ve etki mücadelesi derinleşmektedir.
Karol Nawrocki, orduda artan bir güven kriziyle karşı karşıyadır. Ofisler, cumhurbaşkanının AB’nin SAFE programına ilişkin kararını, kadro politikası yürütme biçimini ve Milli Savunma Bakanlığı ile istişare edilmeden alınan Cumhurbaşkanlığı Sarayı eylemlerini eleştirmektedir.
SAFE Programı ve Cumhurbaşkanlığı Vetosu
Onet’in tespitlerine göre, askerler arasındaki en büyük hayal kırıklığı cumhurbaşkanının mart ayındaki vetosu olmuştur. Bu veto, Polonya’nın SAFE programından yararlanmasını sağlayan yasayı engellemiştir.
Söz konusu miktar, ordunun modernizasyonu, silah alımı, anti-drone sistemlerinin geliştirilmesi ve yerli savunma sanayiinin desteklenmesi için ayrılması planlanan 43,7 milyar euro yani yaklaşık 185 milyar zlotidir.
Karol Nawrocki kararını devlet egemenliği ve borçlanma seviyesi endişeleriyle gerekçelendirmiştir. Cumhurbaşkünu, SAFE’in yabancı para cinsinden çok yıllık bir borç anlamına geldiğini ve Brüksel tarafından ek şartlar getirilebileceğini belirtmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı ve komuta kademesinin bir kısmında ise bu gerekçe siyasi olarak değerlendirilmiştir. Askerler programı en acil teçhizat eksikliklerini tamamlamak için bir kaynak olarak görmüştür.
Generallerin Saraya Çağrılması
Bir sonraki gerilim noktası, en önemli generallerin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na çağrılması olmuştur. Görüşme SAFE kararından kısa bir süre sonra gerçekleşmiştir.
Onet’in haberine göre inisiyatif cumhurbaşkanının çevresinden çıkmış ve generaller Milli Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz ile önceden istişare edilmeden davet edilmiştir.
Askerler zor bir durumda kalmıştır. Bir yandan Karol Nawrocki silahlı kuvvetlerin anayasal başkomutanıdır, diğer yandan barış zamanında ordu savunma bakanının sivil kontrolü altındadır.
Milli Savunma Bakanlığı ile Yaşanan Çatışma
Cumhurbaşkanı ile savunma bakanı arasındaki ilişkiler, Karol Nawrocki’nin göreve başlamasından bu yana Andrzej Duda dönemine kıyasla çok daha zordur.
Onet’in tespitlerine göre cumhurbaşkanına yakın kişiler savunma bakanının bilgisi olmadan orduyla ilgili eylemlerde bulunmuştur. Bunlar arasında Silahlı Kuvvetler’in kadro verilerine erişim girişimleri de yer almaktadır.
Generallerin saraya çağrılması bu çatışmanın zirve noktası olmuştur. Siyasi sonuç olarak Sławomir Cenckiewicz Milli Savunma Bürosu (BBN) başkanlığı görevinden ayrılmıştır.
BBN ve İstihbarat Bilgilerine Erişim Sorunu
Sławomir Cenckiewicz, Ağustos 2025 ile Nisan 2026 arasında Milli Güvenlik Bürosu’nu yönetmiştir. Medyada yer alan bilgilere göre gerekli güvenlik sertifikalarına sahip değildir.
Cenckiewicz’in ayrılmasının ardından BBN’nin yönetimini, PiS hükümetlerinde eski içişleri ve idare bakan yardımcısı olan Bartosz Grodecki devralmıştır.
Subayların bir kısmı, bu atamanın askeri meselelerin cumhurbaşkanı için en önemli faaliyet alanı olmadığını gösterdiğini düşünmektedir.
Generallik Terfileri Üzerindeki Anlaşmazlık
Askeri çevrelerdeki duygular, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın terfi ettirilecek subay listelerine müdahale ettiği yönündeki bilgilerle körüklenmektedir.
Onet’in tespitlerine göre Karol Nawrocki’ye yakın isimler deneyimli hat komutanlarını listelerden çıkarmıştır. Çizildiği iddia edilen isimler arasında General Jan Wojno ve Albay Renard Skrzypczak yer almaktadır.
Bu tür kararlar orduda infiale yol açmıştır. Bazı askeri değerlendirmelere göre terfi, siyasi bir bulmacanın parçası değil deneyim, hizmet sonuçları ve yetkinliğin bir sonucu olmalıdır.
Kaynak : GazetaPrawna






