İzin Kullanan Çalışana Cumartesiye Denk Gelen Resmi Tatil İçin Ekstra İzin Günü Verilmesi Gerekmiyor
Yaz aylarında tatil sezonunun başlamasıyla birlikte çalışanların çalışma sürelerinin hesaplanmasına ilişkin kurallar yeniden gündeme geliyor. 26 Haziran 1974 tarihli İş Kanunu’nun 130....
Yaz aylarında tatil sezonunun başlamasıyla birlikte çalışanların çalışma sürelerinin hesaplanmasına ilişkin kurallar yeniden gündeme geliyor. 26 Haziran 1974 tarihli İş Kanunu’nun 130. maddesinin 2. fıkrasına göre, pazar gününe denk gelmeyen her resmi tatil çalışma süresini 8 saat kısaltıyor. Bu durum, tatil gününün yıllık izin dönemine denk gelmesi halinde işverenlerin nasıl hareket etmesi gerektiği sorusunu beraberinde getiriyor. Uzmanlar, iş yerinde belirlenen tatil gününde yıllık izinde olan çalışanlara ekstra izin günü verilmesine gerek olmadığını ve bu günlerin yıllık izin havuzundan düşülmesi gerektiğini belirtiyor.
Pazar Gününe Denk Gelmeyen Resmi Tatiller
Hesap dönemi içinde yer alan ve pazar gününden farklı bir günde gerçekleşen her resmi tatil, çalışma süresini 8 saat azaltmaktadır. Bu kural 26 Haziran 1974 tarihli İş Kanunu’nun 130. maddesinin 2. fıkrasına dayanmaktadır. Pratikte bu durum, takvim düzeni gereği kanuni tatilin çalışanın haftalık izin gününe denk gelmesi durumunda, çalışanın bu izin gününü işveren tarafından belirlenen başka bir tarihte telafi etme hakkına sahip olduğu anlamına gelmektedir. Bu durum, 15 Ağustos’ta kutlanan Meryem’in Göğe Kabulü bayramının cumartesi gününe denk geldiği Ağustos 2026’da da karşımıza çıkmaktadır. Cumartesi gününe denk gelen tatil için izin telafisinden bahsederken, cumartesinin beş günlük hafta içinde çalışanın tatil günü olduğu varsayımına dayanan bir basitleştirme yapıldığı unutulmamalıdır.
Cumartesi Günü Zorunlu Tatil Olmak Zruunda Değil
Uygulamada cumartesi günü çalışan için mutlaka tatil olmak zorunda değildir. Her ne kadar genel algıda çalışma günleri pazartesi ile cuma arasındaki günler olarak biliniyorsa da, bu kural yürürlükteki mevzuatta yer almamaktadır. 18 Ocak 1951 tarihli Resmi Tatiller Kanunu’na göre bu günler pazar günleri ve diğer belirli tarihlerdir. Bu durum, tam zamanlı çalışan bir kişinin beş günlük çalışma haftasında pazar gününün yasal tatil olduğu, ikinci günün ise kalan altı gün arasından seçilebileceği anlamına gelmektedir. Çoğu durumda bu günün cumartesi olmasına alışkın olunsa da bu zorunlu değildir. Kuaförlük, kozmetik ve benzeri hizmet sektörlerinde müşterilerin en yoğun olduğu günler tam da ofis çalışanlarının tatil yaptığı cumartesi günleridir. Kanun koyucunun çalışma süresini düzenlerken “cumartesiye denk gelen tatil” yerine “pazar gününden farklı bir güne denk gelen tatil” ifadesini kullanmasının nedenlerinden biri de budur.
İzin Kullanan Çalışana Ek Verilmesi Gerekmeyen Günler
Belirtilen kurallar çerçevesinde, eğer bir tatil perşembe gününe denk gelseydi, pazartesi-cuma arası çalışanlar için perşembe ekstra tatil olacaktı. Ancak bu günün beş günlük hafta kapsamında tatil olması gereken çalışan için işverenin ek bir tatil günü belirlemesi gerekecekti. Kanun koyucunun ilgili tatilin hesap dönemindeki çalışma süresini 8 saat azalttığını belirlemesi, ek tatil gününün ilgili hesap dönemi içinde belirlenmesi gerektiği anlamına gelir. Çoğu işverende hesap dönemi ay olduğundan, bu durum genellikle aynı ay içinde izin günü belirlenmesi anlamına gelir. Ağustos ayında yaşanan tatil durumunda işverenler, belirlenen ek tatil gününde çalışanın yıllık izinli olması halinde ne yapılması gerektiği konusunda tereddüt yaşamaktadır. Bu sorunun yanıtı basittir; şirket içi düzenlemelere göre ilgili gün tatil ise çalışana bu gün yıllık izin verilmemelidir. Bu gün, çalışanın iznine denk gelen pazar veya tatil günüyle aynı şekilde hesaplanmalı ve çalışanın yıllık izin günleri havuzundan uygun şekilde düşülmelidir.
Kaynak : GazetaPrawna






