Avrupa Yaban Kedisi Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya: Genetik Melezleşme Saf Türü Tehdit Ediyor
Polonya ormanlarında, aralarında yaban kedilerinin de bulunduğu nadir memelilerin saf gen havuzu evcil kedilerle melezleşme nedeniyle tehlike altında. SGGW’den Prof. Marta Mendel, kontrolsüz...
Polonya ormanlarında, aralarında yaban kedilerinin de bulunduğu nadir memelilerin saf gen havuzu evcil kedilerle melezleşme nedeniyle tehlike altında. SGGW’den Prof. Marta Mendel, kontrolsüz çiftleşmeler ve doğal yaşam alanlarının daralması sonucunda neslin sessizce yok olma sürecine girdiğini belirtiyor. İskoçya’da işlevsel olarak tükenme noktasına gelen tür için Polonya’da da benzer riskler bulunurken, uzmanlar evcil kedi sahiplerinin sorumluluğuna ve yasal düzenlemelere dikkat çekiyor.
Saf Türün Sessiz Kaybı
Polonya ormanlarında on yıllardır devam eden ve ülkenin fauna haritasından en nadir yaban memelilerinden birini tamamen silebilir nitelikte olan sessiz bir süreç yaşanmaktadır. Polonya’da kesin tür koruması altında bulunan Avrupa yaban kedisi, saf formunda varlığını yavaş yavaş yitirmektedir. Bu durumun temel sebebi, evcil kedilerle kontrolsüz bir şekilde çiftleşmesi ve bu birleşmeler sonucunda verimli yavruların dünyaya gelmesidir. PAP’a açıklamalarda bulunan Szkoła Główna Gospodarstwa Wiejskiego (SGGW) profesörü Marta Mendel, bilim dünyasının ve yerel yönetimlerin halihazırda hazır çözümlerden yoksun olduğunu, Avrupa’nın bazı bölgelerinde ise kurtarma çalışmalarının artık çok geç kaldığını ifade etmektedir.
Genetik Felaket ve Melezleşme Süreci
Avrupa yaban kedisi ile evcil kedi bin yıldır bir arada yaşasa da, son onlarca yıl melezleşme oranında keskin bir artış getirmiştir. Saf popülasyonu tahrip eden ana faktör ise doğal yaşam alanlarının daralmasıdır. Yaban hayvanları, insan yerleşimlerine yaklaşmak zorunda kalmakta ve serbest yaşayan ya da dışarı çıkan kedilerle kolayca temas kurmaktadır.
Yaban kedisi nüfusunun kendi içindeki düşüşü problemi daha da tetiklemektedir; kendi türünden bir eş bulmakta zorlanan hayvanlar, evcil kedilerle çiftleşmektedir. Bu tür melezlenmelerin sonucu olarak ortaya çıkan canlılara kotożbik denmektedir. Her iki türün de 38 adet özdeş kromozoma ve neredeyse ikiz DNA profiline sahip olması nedeniyle, yavruları tamamen verimlidir. Bu durum ise yaban memelisinin saf gen havuzunun geri döndürülemez şekilde erimesine yol açmaktadır.
İskoçya Örneği ve Polonya’daki Durum
Bu sürecin sonuçlarına dair uç bir örnek, Avrupa yaban kedisinin kitlesel melezleşme nedeniyle işlevsel olarak soyunun tükenmiş kabul edildiği İskoçya’dır. SGGW’den Prof. Marta Mendel’in PAP’a belirttiğine göre, Polonya’daki en büyük yaban kedisi popülasyonu ülkenin güneydoğu kesiminde, Doğu Karpatlar, Babia Góra, Beskid Niski ve Magurski Millî Parkı bölgelerinde yer almaktadır.
Prof. Marta Mendel PAP’a verdiği röportajda, „Ancak Polonyalı yaban kedilerinin yüzde kaçının halihazırda evcil kedi genleri taşıdığını kesin olarak belirlememizi sağlayacak araştırmalara sahip değiliz” şeklinde duruma dikkat çekmektedir.
Ek bir zorluk da melezlerin ilk bakışta güvenilir bir şekilde tanınamamasıdır. Görsel olarak bu melez kediler yaban kedisiyle neredeyse aynı olabilir ve kesin yanıt ancak uzman genetik araştırmalar sonucunda elde edilebilir.
Hastalık Riski ve Yasal Eksiklikler
Tür sınırlarının silinmesi tek tehlike değildir. Yaban hayvanlarının evcillerle yakın teması; tehlikeli bakteriyel, viral ve paraziter hastalıkların bulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Veteriner bakımından yoksun olan yaban popülasyonları bu hastalıklara karşı son derece hassastır. Buna ek olarak, insan çevresinden doğrudan ormanlara ulaşabilen genlerin taşıdığı ilaç direnci de giderek büyüyen bir sorun haline gelmektedir.
Şu anda Polonya’da, yakalanan bir melezin durumunda uygulanacak net, ulus çapında prosedürler bulunmamaktadır. Yakalanan melez hayvanın kısırlaştırılması veya sterilize edilmesi doğru bir çözüm gibi görünse de, idari hukuk biyolojide kolayca belirlenemeyen hassas kategoriler talep etmektedir.
Koruma Çalışmaları ve Toplumsal Sorumluluk
Uzmanlar, Polonya yaban kedisini İskoç akrabalarının kaderinden kurtarmanın anahtarının toplumsal eğitim ve evcil hayvan sahiplerinin sorumluluğu olduğunu vurgulamaktadır. Yaban hayatı koruma alanlarına bitişik bölgelerde kedilerin gözetimsiz olarak dışarı salınmaması, sorunun boyutunu gerçekçi bir şekilde sınırlayabilir.
Doğru yönde atılmış bir diğer adım ise hayvan popülasyonlarının kontrolünü kolaylaştıracak olan, yeni kabul edilen İşaretli Köpekler ve Kediler Ulusal Sicili Yasası’dır. Polonya faunası, Batı Avrupa’ya kıyasla hâlâ daha yüksek bir biyolojik çeşitliliğe ve daha zengin ekosistemlere sahiptir; bu da bu eşsiz yaban memelisini kurtarmak için gerçek bir umut vermektedir.
Kaynak : GazetaPrawna






