Almanya’daki Cinayet Davasında Piotr Pytel’in Hukuki Mücadelesi ve Tahliye Süreci
Almanya’da işlenen bir cinayet suçlamasıyla 2006 yılında müebbet hapis cezasına çarptırılan Piotr Pytel, yıllar süren hukuki mücadelesinin ardından Rzeszów Cezaevi’nden şartlı olarak tahliye edildi....
Almanya’da işlenen bir cinayet suçlamasıyla 2006 yılında müebbet hapis cezasına çarptırılan Piotr Pytel, yıllar süren hukuki mücadelesinin ardından Rzeszów Cezaevi’nden şartlı olarak tahliye edildi. Polonya Adalet Bakanlığı, Pytel’in talebi üzerine af sürecini yeniden başlatma kararı alırken, nihai kararın Cumhurbaşkanlığı tarafından verileceği açıklandı. Pytel’in suçsuzluğunu kanıtlamaya yönelik iddiaları ve cinayeti itiraf eden asıl fail Tomasz W.’nin durumu, davanın merkezinde yer alıyor.
Af Süreci ve Tahliye Kararı
Piotr Pytel, daha önce sonuçsuz kalan af başvurularını tekrar etmek üzere yeni bir hukuki sürece girdi. 18 Haziran Perşembe günü TVN24 kanalına açıklamalarda bulunan Waldemar Żurek, Adalet Bakanlığı’nın af prosedürünü yeniden başlatma kararı aldığını bildirdi. Żurek, “Af başvurusu süresince özgürlüğünün tadını çıkarmasını ve cezasının infazına ara verilmesini istiyorum. Bunun yasalarımız ışığında mümkün olup olmadığını analiz ediyoruz” ifadelerini kullandı. Bu gelişmelerin ardından Pytel, 22 Haziran Pazartesi günü Rzeszów Cezaevi’nden tahliye edildi. Şimdi ise Cumhurbaşkanı’nın, af başvurusunu değerlendirerek Pytel’in özgür kalıp kalmayacağına dair nihai kararı vermesi bekleniyor.
2004 Yılındaki Cinayete Giden Süreç
Wyborcza.pl’in haberine göre dava, Mart 2004’te Münih’te Tomasz W.’nin Ekaterine I. adlı kadını soymayı planlamasıyla başladı. Pytel, olay günü yaşananları şu sözlerle anlattı: “Onu konutuna götürmesine yardım ettim çünkü şehri bilmiyordu. Onu binasının önünde bıraktım, otobüs durağına gidip arkadaşımı bekledim. ‘Lis’in (Tomasz W.) kadını soymaya gittiğinin farkındaydım ancak cinayeti asla kabul etmedim.” Pytel, olaydan radyodan gelen haberlerle haberdar olduğunu belirtti.
Deliller ve Hukuki Belirsizlikler
Alman polisi, olay mahalline yakın hücrelerden gelen telefon sinyallerini analiz ederek Pytel’i şüpheli olarak belirledi. Pytel, kendisine karşı yürütülen sürecin şüpheler üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, “Dairede hiçbir izim, DNA’m yoktu. Çünkü orada değildim. Alman polisinin incelediği telefon kayıtları, o sırada olay yerinden 500 metre uzakta, otobüs durağında olduğumu net bir şekilde gösteriyor” dedi. Pytel ayrıca, kendisine yönelik suçlamalarda bulunan diğer bir mahkumun, polisin çözüm için sunduğu ödül haberinden sonra ifade verdiğini öne sürdü.
Gerçek Failin İtirafı ve Almanya’nın Tutumu
2006 yılında müebbet hapis cezası alan Pytel, 2009 yılında Polonya’ya nakledildi ve ancak 30 yıl sonra şartlı tahliye hakkı elde edebilecekti. Ancak süreç içerisinde Tomasz W.’nin, savcılık sorgusunda “Kadını ben öldürdüm. Piotr Pytel ne yaptığımı bilmiyordu” şeklinde itirafta bulunduğu ortaya çıktı. Alman savcılar durumdan haberdar edilse de Berlin yönetimi, Polonya tarafının sunduğu bulguların yeniden yargılama için yeterli kanıt oluşturmadığını savunarak süreci yeniden başlatmadı. Medyaya yansıyan bilgilere göre Tomasz W. daha sonra Almanya’ya sınır dışı edildi, cezasını çekti ve tahliye edildi.
Kaynak : Gazeta





