ABD’nin “Altın Kubbe” Projesinde Enerji Silahı Testi
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, “Złota Kopuła” (Altın Kubbe) projesinin bir parçası olan DDAD adlı enerji silahı sisteminin ilk başarılı testinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Lockheed...
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, “Złota Kopuła” (Altın Kubbe) projesinin bir parçası olan DDAD adlı enerji silahı sisteminin ilk başarılı testinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Lockheed Martin tarafından geliştirildiği tahmin edilen bu sistem, insansız hava araçları ve seyir füzelerine karşı yönlendirilmiş enerji teknolojisini kullanmayı hedefliyor. Trump yönetiminin prestijli savunma programlarından biri olan Altın Kubbe, kıta genelinde kapsamlı bir füze savunma kalkanı kurmayı amaçlasa da, uzmanlar projenin maliyeti ve teknik zorlukları nedeniyle 2028 yılına kadar tamamlanmasının gerçekçi olmadığını belirtiyor.
Enerji Silahı Testi ve DDAD Sistemi
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “Dynamic Defense Autonomus Defeat” (DDAD) sisteminin sahada ilk önemli sınavını başarıyla geçtiğini duyurdu. Bakan, sistemin otonom olarak birden fazla hedefi başarıyla tespit edip etkisiz hale getirdiğini belirtti. Kısıtlı teknik detaya rağmen, projenin lazer veya mikrodalga teknolojisine dayalı bir enerji silahı olduğu değerlendiriliyor.
Lockheed Martin, bakanın paylaşımının ardından programa dair “hazır” olduklarını belirten bir yanıt verdi. Şirket, uzun süredir hava, kara ve deniz savunması için benzer lazer teknolojileri üzerinde çalışıyor. Donanma gemilerinde test edilen Helios lazeri gibi projeler, DDAD sisteminin teknolojik altyapısını oluşturabilecek potansiyele sahip.
Altın Kubbe Programının Zorlukları ve Maliyet Tartışmaları
Trump yönetiminin 2025 yılı başında başlattığı Altın Kubbe, kıta ABD’sini nükleer başlıklar ve manevra kabiliyeti yüksek füzelerden koruyacak çok katmanlı bir kalkan öngörüyor. Uzmanlar, programın 2028 yılına kadar operasyonel hale gelmesinin teknik olarak mümkün olmadığını vurguluyor. Geçmişteki benzer füze kalkanı projelerinin yüksek maliyetler ve fizik kurallarının getirdiği sınırlamalar nedeniyle rafa kaldırıldığı hatırlatılıyor.
Beyaz Saray projeye başlangıçta 175 milyar dolar bütçe ayırmayı planlasa da, bu rakam 185 milyar dolara revize edildi. Kongre Bütçe Ofisi ve American Enterprise Institute gibi kuruluşların analizleri ise, programın toplam maliyetinin 500 milyar dolar ile 3,6 trilyon dolar arasında değişebileceğini öngörüyor. Şu an için Kongre tarafından onaylanan 37,5 milyar dolarlık fonun büyük oranda erken geliştirme aşamasına harcandığı tahmin ediliyor.
Stratejik Denge ve Küresel Yanıt
ABD’nin böylesine kapsamlı bir savunma kalkanı kurma girişimi, Rusya ve Çin’in stratejik dengeleri koruma çabalarını tetikliyor. Uzmanlar, ABD’nin nükleer saldırılara karşı dirençli hale gelme ihtimalinin, rakiplerini savunma sistemlerini aşabilecek hipersonik füze ve yeni nesil savaş teknolojilerine yatırım yapmaya zorladığını belirtiyor. Programın ilerleyen yıllarda siyasi iklim değişikliği veya bütçe kısıtlamaları nedeniyle iptal edilmesi dahi, küresel silahlanma yarışını kalıcı olarak etkilemiş durumda.
Kaynak : Gazeta





